AŞAĞIDA , İKİ KİŞİNİN ATEŞLİ SİLAHLA ÖLDÜRÜLÜP , İKİ KİŞİNİN DE ATEŞLİ SİLAHLA YARALANMASINA İLİŞKİN, AYLARCA SÜREN KİLİS EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN YAPTIĞI ARAŞTIRMALAR, TANIK VE SANIK İFADELERİ, TELEFON KAYITLARI SONUCUNDA OLUŞTURULAN BİLGİ PAKETİNİN VARLIĞINA, EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN FEZLEKELERİNDE İLLİYET BAĞLARININ NET VE AÇIK BİÇİMDE GÖSTERİLDİĞİ KİŞİ VE DELİLLERE KARŞIN , KASITLI OLARAK SUÇLULARIN KİMİLERİNİN YARGI ÖNÜNDEN KAÇIRILMASINI AMAÇLADIĞI AŞİKAR OLAN, YALNIZCA BİR PARAĞRAFTAN İBARET SAVCILIK İDDİANAMESİNİ GÖRÜYORSUNUZ..
Savcılık, suçla ilişkisi olduğu netleşen zanlıların kimilerinin sabıka kayıtlarını bile istememiş,kimlik bilgilerini gözardı etmiş, Emniyet Müdürlüğünce fezleke ile zanlı olarak bildirilen kimilerinin ifadesine başvurmaktan bile imtina etmiş, iki kişinin yaralanmasını göz ardı etmiş, 6136 sayılı yasaya muhalefet suçunu göz ardı etmiş, ama buna karşın, ifadesi alınmadan sınırdışı edilen zanlılara ses çıkartmamış, yargılama süreci devam ederken, kimi zanlıların tutuklu ve hükümlü bulundukları ceza ve infaz kurumlarında ayrıntılı dökümünü TUZUN NASIL KOKTUĞUNU anlattığımız bölümde bulacağınız yasadışılıkları hem gizlemiş hem de kimilerini dolaylı olarak örtmüştür.
MAFYA bu cinayetlerle Kilis'te ortaya
çıkmıştır.
Bu iddianamenin altına savcılıkça düşülen not ise iddianamenin hazırlandığı tarihte 25 yaşında bir insanın yerine 44 yaşında birinin gösterilmesinin, savcılıkça bir yıl boyunca önemsenmediğinin belgeli delilidir.
Bu sahte kimlikli suç makinasının Mustafa Demir olduğuna inanılması için resmi yazı yazarak bilerek yargıyı yanıltan, asli görevi yargı tarafından aranan zanlıları adalete teslim etmek olan Jandarma Albay Fatih Taşkıran ve yardakçılarının , bu zanlıya kaç kez sahte kimlik temin ettikleri, hangi yasadışı işlerde, gerçek kimliğini deşifre etmek tehdidi ile kullandıkları yargılama sürecince şimdiye dek hiç sorulmamış, Albayın doğru dürüst ifadesi bile alınmamıştır..
NEDEN?
NEDEN ALINMAMIŞTIR?
Mustafa Demir sahte kimliğini kullanan bu suç makinasının başka bir ülkenin yurttaşı olduğu, ülkesinde ise aranan bir suçlu olduğu maalesef tarafımızdan mahkemeye intikal ettirilmiştir.
Mustafa Demir sahte kimliğini kullanan zanlının, ülkemizde
farklı kimliklerle uyuşturucu ticareti yaptığı ve halen bir çok mahkemece
arandığı yine tarafımızdan savcılığa iletilmiştir.
İl JAndarma Alay Komutanlığı tarafından Kilis Ağır ceza
Mahkemesi'ne gönderilen yazı ise dehşet vericidir. Çünkü bu yazıda Mustafa
Demir'in Jandarma Kayıtlı Haber Elemanı olduğu belirtilmiştir.
Resmi olarak ortaya çıkan gerçek şudur. Albay ve avanesi;
kendi ülkesinde ve bizim ülkemizde aranan bir suç makinasını bilerek yargıdan
kaçırmış , ona resmi sıfat vermiş, ücretler ödemiştir.
Bunlara karşın bugüne değin yargı önüne
çıkartılamamışlardır.
NEDEN?
NEDEN ÇIKARTILAMAMIŞTIR?
TUZ KOKMUŞ!!!!
SORUŞTURMAYA GEREK YOKMUŞ !!!!

Kriminal inceleme doğru dürüst yapılmamıştır. Küçük ve kapalı bir mekanda kaç el ateş edildiği bile belli değildir. Tetikçiye ilişkin bulgulara yönenilmemiştir. Ancak Vali Aslan Kütükçü, suçluların yakalandığını, olayın aydınladığını yumurtlayıvermiştir. İki kişinin öldüğü, iki kişinin de yaralandığı saldırıya yönelik , soruşturma rezalet boyutundadır. Doğru dürüst yapılmış bir keşif bile yoktur. Üstüne üstlük Emniyet Müdürlüğü'nce temin edilen delillerin dahi üstüne bilerek gidilmemiştir. Savcılık Makamı'nın bu yaklaşımının altında ise, soruşturmaya yönelik direktiflerin dönemin valisince verilmesi vardır. Çünkü gerçekte suçlu olan cinayetleri düzenleyen bizce Aslan Kütükçü'dür. Her anlamda illiyet bağı açıkça ortadadır. Vali'nin cinayet gününe ilişkin yalanlarının gerekçelerini soracak bir savcı çıkmamıştır.
Cinayet mahallindeki otogar polis kontrol noktasındaki polisi görev yerinden kimin uzaklaştırdığı bu güne değin sorulmamıştır. Tetikçiye yönelik olarak, fotoğrafının olmadığı ise düpedüz bir başka yalandır... Orhan Aslan'ın 1999 yılında ses ve görüntü kaydı yapılarak alınmış ifadesi vardır...
Bulunamayan fotoğraf demek bir zırvadan ibarettir. Bizde dahi fotoğrafı mevcuttur.
O halde sorulması gereken soru şudur;
NEDEN CİNAYETLERE İLİŞKİN BUNCA ALÇAKLIK YAPILMIŞ VE YAPILMAYA DEVAM EDİLMEKTEDİR?